Roman, güzellik ve ahlak arasındaki çatışmayı Dorian Gray karakteri üzerinden derinlemesine işler. Dorian'ın güzellik takıntısı, onu ahlaki değerlerinden uzaklaştırarak hedonizmin karanlık sularına sürükler. Lord Henry'nin etkisiyle, Dorian, dışsal tatminin peşine düşer. Bu süreçte, içsel dünyasını göz ardı eder, dolayısıyla gerçek anlamda insan olmanın gerekliliklerini yitirir. Dorian'ın portresi, onun içsel çürümüşlüğünü simgelerken, dış görünümündeki gençlik ve güzellik onun trajik sonunu hazırlayan başlıca unsurdur. Wilde, bu çatışmayı, bireyin zevk arayışındaki boşluğu ve sonuçlarını vurgulayarak ele alır.