Dracula'nın karakteri, Viktorya dönemi toplumsal normlarını sorgulayan bir simge olarak öne çıkar. Kont Dracula, cinsellik ve güç dinamikleri üzerinden, dönemin katı ahlaki yapısının ne denli kırılgan olduğunu gösterir. Vampir, aynı zamanda yasak arzuların ve içsel karanlıkların temsilcisi olarak, bireylerin toplumsal normlardan uzaklaşma isteğini simgeler. Bu durum, okuyucunun kendi içsel çatışmalarını sorgulamasına yol açar ve dönemin kadınının rolü ile erkeklerin hakimiyetini sorgulayan derin bir tartışma yaratır.