Dua ve zikir, bireylerin sosyal ilişkilerini olumlu yönde etkileyen manevi pratiklerdir. Bu ibadetler, bireylerin bir araya gelerek toplumsal bağlarını güçlendirmelerine olanak tanır. Ortak ibadetler, toplumda birlik ve beraberlik duygusunu artırırken, bireyler arasında empati ve anlayış geliştirmektedir. Ahmed Hulusi, dua ve zikirin sosyal ilişkiler üzerindeki olumlu etkilerini vurgularken, bu ibadetlerin insanları bir araya getiren, toplumsal dayanışmayı pekiştiren unsurlar olduğunu belirtmektedir. Sonuç olarak, dua ve zikir, sadece bireysel bir deneyim olmanın ötesinde, sosyal ilişkilerin derinleşmesine de katkı sağlamaktadır.