Edebiyat, varoluşsal sorgulamaların ifade bulduğu bir alan olarak, bireylerin içsel çatışmalarını anlamalarına yardımcı olur. Eserler, karakterler aracılığıyla okuyucuya farklı bakış açıları sunarak, insanın varoluşuna dair sorular sormasını teşvik eder. Bu bağlamda, edebiyatın rolü, bireyin kendi varlığını sorgulamasına olanak tanıyan bir ayna işlevi görmesidir. Dolayısıyla, edebiyatı anlamak, kendi içsel dünyamızı keşfetmek için bir araç olarak görmemiz gereken bir süreçtir.