Ehl-i Beyt fıkhında oruç tutmanın toplumsal boyutları, dayanışma ve yardımlaşma duygularını pekiştirmesiyle ilişkilidir. Oruç, bireylerin açlık ve susuzluk deneyimlerini paylaşarak, toplumsal bağları güçlendirir. Ayrıca, oruç, bireylere sabır, irade gücü ve öz disiplin kazandırırken, aynı zamanda ruhsal bir arınma süreci sunar. Bu bağlamda, oruç, sadece bireysel bir ibadet değil, toplumsal bir sorumluluktur. Oruç tutan bireyler, toplumlarının ihtiyaçlarına daha duyarlı hale gelir ve yardımlaşma ruhunu pekiştirir. Böylece, oruç, bireylerin manevi ve toplumsal gelişimlerine katkıda bulunur.