Ekonomik entegrasyon süreçleri, sosyal eşitsizlikleri çeşitli şekillerde etkileyebilir. Bu süreçler, bazı gruplara ekonomik fırsatlar sunarken, diğerlerini dışlayabilir. Örneğin, daha güçlü ekonomik yapıya sahip ülkeler, entegrasyonla birlikte daha fazla avantaj elde ederken, zayıf ekonomilere sahip ülkeler dezavantajlı duruma düşebilir. Ayrıca, entegrasyonla birlikte iş gücü hareketliliği artarken, yerel iş gücü üzerindeki baskılar da artabilir. Bu durum, sosyal huzursuzluk ve eşitsizlikleri derinleştirebilir. Dolayısıyla, ekonomik entegrasyonun sağlıklı bir şekilde yönetilmesi, sosyal adaletin sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir.