Wiesel'in 'Gece' eserinde, Eliezer'in inancının sarsılması, onun ruhsal durumunu derinlemesine etkiler. Ailesinin kaybı ve kamplardaki dehşet, Eliezer'in Tanrı'ya olan güvenini sorgulamasına neden olur. Bu süreç, bireyin kimliğini ve varoluşunu sorgulamasına yol açar. İnancın kaybı, yalnızca ruhsal bir boşluk yaratmakla kalmaz, aynı zamanda Eliezer'in yaşama isteğini de zayıflatır. Eliezer, inancını yitirdikçe, insanlığa olan umut ve güvenini de kaybeder. Bu durum, travmanın birey üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, insan ruhunun dayanıklılığını ve zayıflığını da ortaya koyar.