Emir Timur'un askeri başarıları, onun dinî inançlarıyla derin bir ilişki içindedir. Timur, İslam dinine olan bağlılığını ve bu inancın verdiği güçle fetihler gerçekleştirmiştir. Askeri seferlerinde, dinî cihad anlayışını benimseyerek düşmanlarına karşı mücadele etmiştir. Ancak bu durum, aynı zamanda zalimlik ve acımasızlıkla da birleşmiştir. Timur, dinî inançlarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmış ve bu sayede hem askeri hem de siyasi otoritesini pekiştirmiştir. Bu ilişki, onun eylemlerinin etik boyutlarını sorgulamaya da zemin hazırlar.