Emma'nın hayallerinin peşinden koşması, onu hem duygusal hem de maddi açıdan büyük bir çıkmaza sürüklemiştir. Gerçek yaşamın sıradanlığına katlanamayan Emma, aşk arayışında derin bir hayal kırıklığı yaşar. Aşklarının beklentilerini karşılamaması ve maddi sorunların birikmesi, onun ruh halini zayıflatır. Sonunda, bu hayal kırıklıkları ve çaresizlik, Emma'nın intiharına kadar varan bir duruma yol açar. Flaubert, bu süreci, bireyin arzularıyla toplumsal gerçeklik arasındaki çatışmanın trajik sonuçlarını göstererek derinleştirir.