Emma'nın hayalperestliği, onun hayatındaki boşluğu ve tatminsizliği derinleştirir. Gerçekten arzuladığı yaşamı elde edemediği için, hayalleri ve gerçeklik arasındaki uçurum genişler. Bu durum, onun kararlarını etkileyerek, ilişkilerinde yaşadığı hayal kırıklıkları ve sonunda trajik sona götüren bir yol açar. Emma'nın tutku arayışı, onu daha da yalnızlaştırırken, gerçeklikten kopuşu da kaçınılmaz hale getirir.