Erkeklik kavramının daha sağlıklı bir şekilde yeniden tanımlanabilmesi için öncelikle duygusal ifade özgürlüğünün teşvik edilmesi gerekmektedir. Toplumun erkeklerden beklediği sertlik ve duygusuzluk yerine, duygusal zenginlik ve şefkat gibi özelliklerin ön plana çıkarılması önemlidir. Eğitim sistemleri ve aile içindeki eğitim, erkeklerin kendilerini ifade etmeleri ve duygusal zorluklarla başa çıkmaları konusunda destekleyici olmalıdır. Ayrıca, erkeklerin birbirleriyle kurdukları sosyal ilişkilerde dayanışma ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, sağlıklı erkeklik tanımının oluşumuna katkıda bulunacaktır. Bu süreç, erkeklerin kendilerini daha iyi anlamalarına ve toplumsal normların ötesinde bir kimlik geliştirmelerine olanak tanıyabilir.