Hilmi Ziya Ülken, 'Felsefeye Giriş-2' eserinde felsefi düşüncenin insan hayatındaki yerini, bireylerin kendi varoluşlarını sorgulama ve anlam arayışları açısından tanımlar. Felsefe, bireylerin hayatlarının anlamını bulmalarına, kendi kimliklerini keşfetmelerine ve toplumsal ilişkilerini değerlendirmelerine yardımcı olur. Ülken, felsefenin sadece akademik bir alan değil, aynı zamanda yaşamın merkezine yerleşmiş bir düşünce biçimi olduğunun altını çizer. Bu bağlamda, felsefi düşünce, bireylerin içsel yolculuklarında bir rehber işlevi görür.