Foucault, hapishanenin yalnızca bir ceza mekanizması değil, aynı zamanda toplumsal kontrol için bir araç olduğunu savunur. Hapishaneler, bireylerin davranışlarını şekillendiren ve normalleştiren bir sistem olarak işlev görmektedir. Bu bağlamda, bireyler hapishane dışında da sürekli bir denetim altında olduklarını hissederler. Toplumsal normlar, bireylerin içselleştirdiği ve kendilerini denetledikleri kurallar haline gelir. Böylece, hapishane, bireylerin psikolojik durumlarını etkileyen bir metafor haline gelir ve özgürlük algısını sorgulamamıza neden olur.