Gavur Memet'in kimliği, yaşadığı toplumsal baskılarla derin bir şekilde şekillenir. Roman boyunca, Memet'in çevresindeki sosyal dinamikler, onun içsel çatışmalarını ve hayata bakış açısını etkiler. Batakhanelerde geçirdiği zaman, onu hem bir mücadeleci hem de bir kaybeden haline getirirken, bu baskılar onun kimliğini bulma yolculuğunda belirleyici bir rol oynar. Toplumsal normlar ve beklentiler, Memet'in bireysel arzularını bastırırken, karakterin gelişimini ve dönüşümünü de zorlaştırır. Bu durum, romanın ana temasını oluşturan birey ve toplum arasındaki çatışmayı daha da derinleştirir.