Göçmenlerin yaşadığı kimlik bunalımı, edebiyatın önemli bir teması haline gelir. Edebiyat, bu bunalımı yansıtarak bireylerin içsel çatışmalarını, aidiyet arayışlarını ve geçmişle yüzleşmelerini ele alır. Göçmenler, yeni bir kültürde yer edinmeye çalışırken, eski kimlikleriyle çatışma yaşar. Bu durum, edebi eserlerde zengin bir anlatım sunar. Yazarlar, göçmenlerin psikolojik durumlarını, yalnızlık ve özlem duygularını derinlemesine işleyerek, okuyuculara insanlık durumuna dair evrensel bir bakış açısı kazandırır.