Göçmenlik deneyimi, bireyin kimliğini köklü bir şekilde etkiler. Yeni bir çevrede yaşamak, kişinin geçmişten gelen aidiyet duygusunu sorgulamasına neden olur. Bu süreçte, yazarın da belirttiği gibi, birey yeni bir kimlik inşa etme çabasına girer. Göçmen, hem eski yaşamının izlerini taşırken hem de yeni bir toplumun normlarına uyum sağlama gerekliliği ile karşı karşıyadır. Bu durum, bireyin içsel çatışmalar yaşamasına neden olurken, aynı zamanda yeni bir kültürel kimlik geliştirmesine de zemin hazırlar. Sonuç olarak, göçmenlik, bireyin kimliğini hem dönüştüren hem de zenginleştiren bir süreçtir.