Gorgias, retorik sanatının ikna edici gücünü savunsa da, bu gücün etik sorumluluklar taşıdığını da vurgular. Eflatun, diyalog boyunca, retorik ile gerçek bilgi arasındaki farkı sorgular ve bireylerin bu gücü kötüye kullanma potansiyeline dikkat çeker. Dolayısıyla, retorik sanatı, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal ve etik sorumlulukları da beraberinde getiren bir olgudur. Bu bağlamda, okuyucuya, iletişim ve ikna süreçlerinde ahlaki bir bilinç geliştirme gerekliliği hatırlatılır.