Berger, 'Görme Duyusu' eserinde görmenin toplumsal yapılar üzerindeki etkisini, görsel algının bireyler ve toplum arasındaki ilişkilerdeki rolü üzerinden ele alır. Görme, sadece bireysel bir deneyim değil, aynı zamanda güç dinamikleri ile iç içe geçmiş bir olgudur. İnsanların gördükleri ve bu görüntüleri nasıl yorumladıkları, toplumsal normlar ve değer yargıları tarafından şekillenir. Bu bağlamda, Berger, sanat eserlerinin izleyici üzerindeki etkisini ve bu etkileşimin toplumsal yapı ile nasıl ilişkili olduğunu sorgulayarak, izleyicinin pasif bir gözlemci değil, aktif bir katılımcı olduğunu vurgular.