Rancière'e göre, görüntülerin yazgısı, sanatın toplumsal değişimlerdeki rolüyle doğrudan ilişkilidir. Sanat, sadece estetik bir deneyim sunmakla kalmaz, aynı zamanda bireylerin düşünce biçimlerini ve algılarını da etkiler. Görüntüler, toplumsal normları sorgulama, yeni anlamlar üretme ve bireylerin özgürleşme süreçlerinde önemli bir araçtır. Bu nedenle, görüntülerin yazgısı, sanatın toplumsal yapılar üzerindeki etkisini ve insan ilişkilerini dönüştürme potansiyelini anlamak açısından kritik bir yere sahiptir.