Gregor'un dönüşümü, onun toplum içindeki kimliğini tamamen alt üst eder. Öncelikle, aile içindeki geçim sağlayıcı rolü sona erer ve bu durum, onun toplumsal değerini sorgulamasına yol açar. Ailesinin ona karşı duyduğu korku ve tiksinti, Gregor'un insan olarak algılanma biçimini değiştirir. Bu dönüşüm, kendisini yalnız ve dışlanmış hissetmesine neden olurken, aynı zamanda bireyin varoluşsal kaygılarını da derinleştirir. Sonuç olarak, Gregor'un kimliği, toplumun beklentileriyle çatışarak, bir yük haline gelir ve insanlık haliyle yüzleşmesine neden olur.