Hadislerin ideolojik bir araç olarak kullanılması, dinin özüne yönelik sorgulamaları beraberinde getirir. Bu durum, inanç sistemlerinin içsel tutarlılığını zayıflatabilir ve bireylerin dini öğretilere olan güvenini sarsabilir. Din, genellikle toplumsal ahlak ve etik değerlerle ilişkilendirilirken, hadislerin siyasi amaçlara hizmet etmesi, dinin bu bağlamdaki meşruiyetini sorgulatabilir. Ayrıca, ideolojik manipülasyonlar, dinin bireyler üzerindeki psikolojik etkilerini de değiştirebilir; bireyler, dini öğretiler ile siyasi ideolojiler arasında çatışmalar yaşayabilir. Dolayısıyla, hadislerin ideolojik kullanımı, dinin özüne dair derin bir tartışma yaratmaktadır.