Hafıza, bireylerin geçmişte yaşadıkları deneyimler aracılığıyla kendilerini tanımlamalarına olanak tanır. Bu bağlamda, unutmak da önemli bir rol oynar; çünkü unutma, bireyin geçmişteki acı veren anılardan uzaklaşmasını ve yeni deneyimlere açık olmasını sağlar. Unutma, hafızanın bir koruma mekanizması olarak işlev görürken, hatırlama ise kimliğin oluşmasında kritik bir rol oynar. Böylece hafıza, bireyin içsel yolculuğunda hem bir ayna hem de bir yol haritası işlevi görür.