İbn Arabi ve Davud el-Kayseri'nin düşünceleri, çağdaş tasavvuf ve felsefi düşünce üzerinde önemli bir etki bırakmıştır. Günümüzde, varlık ve Tanrı ile insan arasındaki ilişki üzerine yapılan tartışmalar, bu düşünürlerin eserleriyle şekillenmektedir. İbn Arabi'nin 'Vahdet-i Vücud' anlayışı, bireyin ruhsal ve varoluşsal sorgulamalarında hala geçerli bir referans noktasıdır. Davud el-Kayseri ise, bu düşünceleri sistematik bir hale getirerek, günümüz düşünce dünyasında tasavvufun yeniden değerlendirilmesine katkıda bulunmuştur. Özellikle manevi arayış içinde olan bireyler, bu eserlerden ilham alarak kendi iç yolculuklarını derinleştirmektedir.