II. Abdülhamid'in yönetim tarzı, merkezi otoriteyi güçlendirdiği gibi, aynı zamanda muhalefeti bastırma çabaları nedeniyle toplumda derin bir güvensizlik yaratmıştır. Reform girişimleri, gerekli değişimleri sağlamak yerine, siyasi baskılar ve sansürle birleşince halkın devlete olan güvenini zedelemiştir. Bu durum, imparatorluğun sosyal dokusunu zayıflatmış ve iç çatışmaları tetiklemiştir. Abdülhamid'in otoriter yaklaşımı, devrimci hareketlerin ve bağımsızlık taleplerinin artmasına neden olmuş, dolayısıyla imparatorluğun çöküş sürecine katkıda bulunmuştur.