İnanç Risalesi'nde, inanç ve akıl ilişkisi üzerine öne çıkan temel argümanlar, aklın inançları güçlendirme ve sorgulama işlevine odaklanmaktadır. Abdullah Keskin, inancın yalnızca duygusal bir deneyim olmadığını, aynı zamanda akıl yürütme ve mantıksal düşünme ile desteklenmesi gerektiğini vurgular. Bu bağlamda, inançların mantıksal temellere oturtulması gerektiğini savunur. Keskin, okuyuculara akıl ile inanç arasında bir denge kurmanın önemini hatırlatır ve bu dengeyi sağlamak için mantıksal argümanlar sunar. Böylece, inançların daha sağlam bir yapıya kavuşmasını teşvik eder.