Kierkegaard, Korku ve Titreme'de bireyin inanç ve ahlak arasında sıkıştığı durumları ele alır. Böyle bir çatışma anında, birey kendi içsel duygularını ve Tanrı ile olan ilişkisini göz önünde bulundurmalıdır. Seçim, sadece akıl ile değil, aynı zamanda bir inanç ve ruhsal mücadele ile şekillenir. İbrahim'in örneği, bireyin Tanrı'nın isteğine uymak için aklın sınırlarını aşmaya hazır olması gerektiğini gösterir. Bu nedenle, birey, inancını ve ahlaki değerlerini dikkate alarak, içsel huzurunu bulacak bir seçim yapmalıdır.