İnsancıklar'da karakterlerin toplumsal normlarla olan ilişkileri, bireysel özgürlük arayışı ile toplumsal baskılar arasında bir çatışma yaratır. Dostoyevski, karakterlerin toplumsal beklentilere karşı nasıl davrandıklarını ve bu beklentilerin bireyler üzerindeki etkilerini derinlemesine işler. Birçok karakter, toplumun dayattığı normlar nedeniyle içsel bir çatışma yaşarken, bu durum onların ruhsal durumlarını etkiler. Toplumun acımasız yüzüyle karşılaşan karakterler, bazen bu normlara karşı gelerek kendi kimliklerini bulmaya çalışırken, bazen de bu baskılara boyun eğmek zorunda kalırlar. Bu durum, romanın temel çatışmalarından birini oluşturur ve okuyucunun karakterlerle empati kurmasını sağlar.