İran'daki din-devlet ilişkisi, modernleşme çabalarını derin bir şekilde etkilemiştir. Din, toplumsal normları belirleyen ve devletin otoritesini meşrulaştıran bir güç olarak önemli bir rol oynamıştır. Modernleşme çabaları, dinin geleneksel otoritesine meydan okumuş ancak bu durum, toplumsal gerilimleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle 20. yüzyıldaki devrimler, dinin yeniden tanımlanmasına ve devletin dinle olan ilişkisini sorgulamaya yol açmıştır. Bu bağlamda, modernleşme, sadece altyapı ve ekonomik gelişmeler değil; aynı zamanda toplumsal değerler ve kimlikler üzerinde de değişim yaratmıştır.