Masumiyetin kaybolması, bireylerin yaşam yolculuklarında kaçınılmaz bir süreçtir. 'İsa Çocuk' eseri, bu kaybın ruhsal derinliklerini sorgulatarak, okuyuculara çocukluk döneminin getirdiği saflığın değerini hatırlatır. İsa'nın karakteri, masumiyetin korunmasının önemini vurgular. Bireyler, zamanla toplumsal baskılar ve deneyimlerle şekillendikleri için, bu masumiyeti kaybetme riski taşırlar. Ancak Rilke, bu kaybın ardından bile inancın ve sevginin varlığını sürdürdüğünü gösterir. Bu bağlamda, okuyucular, masumiyetin kaybını bir kayıp olarak değil, yaşamın bir parçası olarak değerlendirebilirler.