İslam hukukunda mülkiyet, bireylerin sahip olduğu haklar kadar, toplumun refahı ve adaleti için de önemli bir yere sahiptir. Mülkiyetin toplumsal sorumluluklarla ilişkisi, bireylerin sahip oldukları varlıkları, toplumun yararına kullanmaları gerektiği anlayışına dayanmaktadır. Bu bağlamda, mülkiyet sahipleri, zenginliklerini toplumsal fayda için değerlendirmeli ve sosyal adalet ilkesine uygun hareket etmelidirler. Eserde vurgulanan bu ilişki, mülkiyetin sadece bireysel bir hak değil, aynı zamanda toplumsal bir yükümlülük olduğunu ortaya koymaktadır.