Yalnızlık, romanın ana karakterinin psikolojik durumunun merkezinde yer alır. Terkedilmiş bir evde yaşamak, karakterin geçmişteki travmalarıyla yüzleşmesini zorlaştırırken, aynı zamanda yalnızlığını kabullenmesine de yol açar. Kedisi, ona duygusal bir destek sunarak yalnızlığını hafifletir. Ancak, bu ilişki derin bir içsel sorgulamaya neden olur; karakter, yalnızlığının nedenlerini ve sonuçlarını sorgularken, kedinin bağımsızlığı üzerinden kendi özgürlüğünü arayışına yönelir. Dolayısıyla, yalnızlık teması, karakterin ruhsal durumuyla yakından ilişkilidir.