'İvanhoe' romanındaki karakterler, dönemin sosyal adaletine dair derin mesajlar taşır. İvanhoe, onur ve cesaret arayışı ile sosyal adaletsizliklere karşı dururken, Rebecca'nın mücadelesi, kadınların toplumsal baskılara karşı direnişini simgeler. Bois-Guilbert ise, güç ve arzu peşinde koşarken, içsel çatışmaları ile adalet arayışını sorgular. Bu karakterlerin hikayeleri, okuyucuya dönemin sosyal yapısının eleştirisini sunar ve adaletin ne anlama geldiği üzerine düşünmeye teşvik eder.