İz Bin Abdüsselam'ın hayatındaki en kritik dönüm noktası, adalet anlayışını ve ilimle olan ilişkisini derinlemesine sorguladığı dönemdir. Bu dönem, onun hem kişisel hem de toplumsal düzeydeki etik anlayışını şekillendirmiştir. Bu dönemde, yaşadığı sosyal ve siyasi baskılar karşısında gösterdiği cesaret, onun tarihsel bir figür olarak önemini artırmıştır. Onun bu dönemdeki duruşu, hem kendi bireysel gelişimi hem de toplum için bir örnek teşkil etmiştir. İz Bin Abdüsselam, adalet arayışında bilgi ve erdemin bir arada olması gerektiğini savunarak, bu görüşleriyle topluma yön vermeye çalışmıştır.