Julien Sorel, aşk ve hırs arasındaki dengeyi bulmakta zorlanır. Aşkı, onun yaşamında hem bir motivasyon kaynağı hem de bir zayıflık haline gelir. Madame de Rênal ile olan ilişkisi, ona duygusal bir derinlik kazandırırken, Mathilde ile olan ilişkisi ise daha çok toplumsal statü arayışına yönelik bir araç haline gelir. Bu iki kadın arasında gidip gelen Julien, aşkın ona sunduğu mutluluk ile hırsının getirdiği baskı arasında sürekli bir çatışma yaşar. Sonunda, bu dengeyi sağlamakta başarısız olur ve trajik bir sona ulaşır.