Kadın karakterin içsel çatışmaları, toplumsal normlarla sıkı bir etkileşim içindedir. Toplum, ona belirli roller ve beklentiler dayatırken, bu durum kadının kendi arzuları ile çatışmasına yol açar. İçsel huzursuzluğu, toplumun kendisinden beklediği davranışlarla kendi gerçek benliği arasındaki çelişkiden kaynaklanır. Bu durum, karakterin ruhsal sağlığını zedeleyerek, okura derin bir empati uyandırır ve toplumsal cinsiyet normlarının birey üzerindeki etkisini sorgulatır.