Yazar, kadın korkusunun kökenlerini toplumsal cinsiyet normları ve patriyarkal yapı üzerinden ele alır. Erkeklerin, kadınların bağımsızlıklarını ve güçlerini tehdit olarak algılaması, bu korkunun temel nedenlerindendir. Ayrıca, tarihsel olarak kadınların ikincil konumda kalmaları, erkeklerin ruhsal dünyasında derin yaralar açar. Bu durum, erkeklerin kadınlarla olan ilişkilerinde çatışmalara yol açar ve korkunun dinamiklerini daha da karmaşık hale getirir.