Kan, insan yaşamının temel bir unsuru olmasının yanı sıra, sağlık ve hastalık anlayışının merkezinde yer almıştır. 18. yüzyılda tıbbın gelişimi ile birlikte, kanın tıptaki yeri ve önemi artmış, kan transfüzyonu gibi yenilikler ortaya çıkmıştır. Bu dönem, kanın hem biyolojik hem de sembolik anlamını sorgulayan bir süreçtir. Tıbbın evrimi, kanın anlaşılması ve yönetimi üzerinden şekillenmiş, bu da sağlık anlayışını derinden etkilemiştir.