Kerouac, 'Big Sur' da doğayı bir sığınak ve arınma alanı olarak görür. Doğanın huzur verici etkisi, ruhsal karmaşasını hafifletirken, yalnızlık ve kaygılarıyla yüzleşmesine olanak tanır. Doğa, karakterin içsel yolculuğunda bir yol gösterici olarak işlev görür ve bu bağlamda, karakterin ruh hali ile doğa arasındaki ilişki, eserin ana temasını oluşturur. Yazar, bu etkileşimi derinlemesine incelerken, aynı zamanda okuyucuya da doğanın insan ruhu üzerindeki etkilerini düşündürür.