Kitapta adalet kavramı, iktidar tarafından çeşitli manipülasyonlarla şekillendirilmektedir. İktidar sahipleri, kendi çıkarlarına uygun kararlar almak için yargıyı etki altına alır ve bu durum adaletin çarpıtılmasına yol açar. Örneğin, yargıçlar üzerindeki baskılar, adaletin sağlanmasında ciddi engeller oluşturur. Bu noktada, adaletin bağımsızlığı ve tarafsızlığı sorgulanır. Kitap, okuyucuya adaletin sadece bir hukuki kavram olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir gereklilik olduğunu gösterir; bu da iktidarın adalet üzerindeki etkisinin ne denli derin olduğunu ortaya koyar.