Işık Kansu, 'Kan Denizindeki Mercek' adlı eserinde anıların toplumsal bellek üzerindeki etkilerini derin bir şekilde sorgular. Anılar, bireylerin ve toplumların geçmişle olan ilişkisini şekillendirir. Kansu, kendi deneyimlerini aktarırken, bu kişisel anıların toplumun kolektif hafızası içinde nasıl yer bulduğunu ve toplumsal olayların bireyler üzerindeki yansımalarını inceler. Bu bağlamda, anılar hem bireysel hem de toplumsal kimliklerin oluşumunda kritik bir rol oynar; geçmişin hatıraları, günümüzdeki toplumsal dinamikleri anlamamızda birer mercek görevi görür.