Hamsici, 'Dereler ve İsyanlar' eserinde, doğanın korunması bağlamında en çok yoksul ve marjinal toplulukların yaşadığı sosyal adaletsizliklere vurgu yapmaktadır. Bu topluluklar, çevresel tahribatın en ağır sonuçlarına maruz kalırken, sesleri genellikle duyulmaz. Hamsici, bu durumun, çevre sorunlarının sadece ekolojik bir mesele değil, aynı zamanda insan hakları açısından da ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Doğanın sömürülmesi, bu grupların yaşam alanlarını tehdit ederken, sosyal eşitsizlikleri derinleştirir. Bu bağlamda, Hamsici'nin eseri, çevresel adalet mücadelesinin önemini ön plana çıkararak, okuyucuya düşünsel bir zemin sunar.