Margosyan, 'Zurna' eserinde göç ve aidiyet temalarını iç içe geçirir. Göç, bireylerin kimliklerini sorgulamasına ve yeni bir aidiyet arayışı içine girmesine neden olur. Yazar, bu süreçte bireylerin yaşadığı içsel çatışmaları ve toplumsal baskıları ustaca işler. Zurna, geleneksel kültürün modern yaşamda nasıl yankı bulduğunu simgelerken, aynı zamanda bu iki olgunun birey üzerindeki etkilerini derinlemesine ele alır. Göç eden bireylerin, yeni ortamlarda eski kimliklerini koruma çabası ve yeni aidiyetler oluşturma süreci, eserde önemli bir yer tutar.