Kaybolmuşluk hissi, İstanbul’un karmaşık yapısı ve çok katmanlı kültürel geçmişi ile doğrudan ilişkilidir. Şehir, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu da bireylerin kendilerini kaybolmuş hissetmelerine neden olmuştur. Levi, karakterleri üzerinden bu hissi aktarırken, İstanbul'un sokakları, anılar ve yaşanmışlıklarla dolu bir mekân olarak karşımıza çıkar. Bireyler, geçmişle hesaplaşırken, şehrin kendisi de bir anı gibi, bireylerin kimliğinin bir parçası haline gelir.