Eserde zaman, sadece bir ölçüm aracı değil, bireyin ruhsal durumunu şekillendiren bir unsur olarak ele alınıyor. Zamanın geçişi, yalnızlık hissini derinleştirirken, aynı zamanda anların değerini de artırıyor. Karakterin yaşadığı deneyimler, zamanın bir yük mü yoksa bir kurtuluş mu olduğunu sorgulamasına neden oluyor. Bu bağlamda, zamanın bireyin yaşamındaki etkileri, duygusal derinlik ve içsel yolculuklarla bağlantılı olarak işleniyor.