Leibniz, kötülüklerin Tanrı'nın varlığını sorgulatmadığını savunur. Ona göre, dünya en iyi şekilde yaratılmıştır ve kötülükler, insanın özgür iradesinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Kötülükler, Tanrı'nın iyiliğini anlamak için bir zemin sunar ve insanın özgür iradesi ile birlikte değerlendirildiğinde, her şeyin bir amaca hizmet ettiğini öne sürer. Bu bakış açısı, Tanrı'nın adaletini ve bilgeliklerini sorgulamak yerine, insanın kendi seçimleriyle yüzleşmesini teşvik eder.