Mandel, savaşın anlamını incelerken, onun yalnızca askeri bir çatışma değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik ve ideolojik bir süreç olduğunu vurgular. Savaşın kökenleri, toplumsal sınıf mücadelesine ve uluslararası ilişkilerin karmaşık yapısına dayanır. Bu bağlamda, Mandel’in en çarpıcı görüşü, savaşın insanlık tarihi açısından kaçınılmaz bir dönüşüm süreci olduğu ve bu dönüşümün yalnızca savaşan ülkeleri değil, tüm dünyayı etkilediğidir.