Marksist Estetik, sanatın toplumsal işlevinin yalnızca estetik deneyimle sınırlı olmadığını, aynı zamanda ideolojik bir araç olarak şekillendiğini savunur. Tunalı, sanatın sınıfsal mücadeleler ve toplumsal değişim süreçlerinde kritik bir rol oynadığını vurgular. Bu bağlamda, sanat eserleri toplumsal yapıları yansıtırken, aynı zamanda bu yapıları eleştirel bir şekilde sorgular. Yazar, okuyucunun sanatı sadece bir estetik deneyim olarak değil, aynı zamanda toplumsal değişim ve dönüşümün bir parçası olarak değerlendirmesini önerir.