Belli'nin hapishane deneyimi, sanat anlayışını derinlemesine etkileyerek onu bir direniş ve özgürlük aracı haline getirmiştir. Hapishane koşulları, bireyin ruhsal durumunu zorlayıcı bir etken olurken, sanat, Belli için bir ifade biçimi ve içsel bir özgürlük kaynağı haline gelir. Bu süreç, onun sanatında toplumsal adalet ve insan onuru gibi temaların öne çıkmasına neden olur. Belli, hapiste geçirdiği zaman diliminde, sanatın varoluşsal bir sorgulama olarak işlev gördüğünü keşfeder; dolayısıyla eserinde, sanatın bireyi nasıl özgürleştirdiğini ve toplumsal dönüşümdeki rolünü merakla sorgular.