Mimarlık, toplumsal hafızayı şekillendiren önemli bir unsurdur. Yapılar, bir toplumun tarihini, kültürel değerlerini ve kimliğini yansıtır. Her yapı, yaşanan anların, toplumsal olayların ve kültürel dönüşümlerin birer belgesidir. Dolayısıyla, mimarinin toplumsal hafızadaki yeri, yapılar aracılığıyla geçmişin izlerini günümüze taşımasıyla ortaya çıkar. Soygeniş, bu bağlamda yapıların sadece fiziksel varlıklar değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın taşıyıcıları olduğunu vurgular. Yapıların estetik ve işlevsel boyutları, toplumsal hafızayı şekillendiren unsurlar olarak birlikte düşünülmelidir.