Modern yaşam, bireyleri sosyal normlar ve tüketim kültürü içinde sıkıştırarak, kimlik arayışlarını zorlaştırmaktadır. İzmarit'te ana karakterin yaşadığı yabancılaşma ve yalnızlık, onun içsel çatışmalarını derinleştirirken, bireyin toplumsal bağlamda nasıl bir kimlik geliştirdiğini sorgulatır. Birey, toplumsal beklentilerle kendi arzuları arasında kalırken, bu durum kimlik bunalımına yol açar. Dolayısıyla, yabancılaşma, bireyin kendini anlama ve ifade etme çabasını olumsuz etkileyen bir faktör olarak romanın merkezinde yer alır.